Bir otomobili tarif etmek eskiden kolaydı: Motor, şanzıman, direksiyon, frenler ve mekanik parçalar.
Bugünse yeni bir otomobilin karakterini yalnız motor gücü veya yol tutuşu belirlemiyor. İşlemcisi, işletim sistemi, sensörleri, bulut bağlantısı ve kaç yıl yazılım güncellemesi alacağı da aracın nasıl çalışacağını belirliyor.
BMW’nin gelecek nesil dijital kokpit ve sürüş destek sistemlerinde Qualcomm’un Snapdragon platformlarını kullanacağını açıklaması, otomotiv endüstrisindeki bu dönüşümün son örneği.
Gelişme ilk bakışta iki büyük şirket arasındaki çip anlaşması gibi görünebilir. Fakat arka planda çok daha büyük bir değişim var:
Otomobil, sürücünün kullandığı mekanik bir makineden sürekli güncellenen, veri toplayan ve giderek daha fazla karar veren elektronik bir cihaza dönüşüyor.
Tesla’nın açtığı yol
Tesla, otomobilin satın alındığı günkü özelliklerle sınırlı kalmaması fikrini geniş kitlelere gösteren markalardan biri oldu.
Araçlar Wi-Fi üzerinden yazılım güncellemeleri alıyor. Bu güncellemeler bilgi-eğlence işlevlerini değiştirebiliyor, enerji yönetimini geliştirebiliyor, yeni güvenlik özellikleri ekleyebiliyor ve bazı sorunları servis ziyareti olmadan düzeltebiliyor.
Bu yaklaşımın güçlü bir tarafı var: Otomobil zaman içinde daha yetenekli hâle gelebiliyor.
Ancak araçtaki bazı fiziksel yeteneklerin yazılım paketi veya abonelikle açılması, mülkiyet kavramını da değiştiriyor. Kullanıcının satın aldığı şey otomobilin tamamı mı, yoksa üreticinin kullanımına izin verdiği donanım ve yazılım birleşimi mi?
Çinli elektrikli araçların hızlandırdığı dönüşüm
Çinli elektrikli araç üreticileri büyük ekranlar, sesli asistanlar, kamera sistemleri, oyun ve eğlence özellikleriyle otomobili giderek daha fazla dijital yaşam alanına dönüştürüyor.
XPENG, kendi araç işletim sistemini ve OTA altyapısını kullanarak kokpit, navigasyon, park desteği, şarj yönetimi ve sürüş destek işlevlerini araç teslim edildikten sonra da güncelliyor.
NIO ise donanım ile yazılımı birbirinden ayıran “software-first” yaklaşımını öne çıkarıyor. Şirket, aracın davranışının ve kullanıcı deneyiminin zaman içinde yazılımla değiştirilebileceğini savunuyor.
Bu araçlarda dev ekranlar dönüşümün en görünür tarafı. Asıl fark ise ekranın arkasında bulunuyor:
- Merkezi bilgisayarlar
- Araç işletim sistemleri
- Sürekli internete bağlı hizmetler
- Kamera ve radar verileri
- Bulut tabanlı özellikler
- Uzaktan güncellenen sürüş sistemleri
Yeni nesil otomobil, kimi zaman gerçekten dört tekerlek üzerinde hareket eden büyük bir tablet veya bilgisayar gibi davranıyor.
Teknoloji sürücüyü desteklemeli
Bu dönüşümün sağlayabileceği faydaları küçümsemek doğru olmaz.
Sürüş destek sistemleri kör noktayı görebilir, öndeki tehlikeyi sürücüden önce fark edebilir, acil frenleme yapabilir ve uzun yolculuklarda dikkatin dağılmasından kaynaklanan riskleri azaltabilir.
Yazılım güncellemeleri, aracın batarya yönetimini ve enerji verimliliğini geliştirebilir. Uzaktan teşhis, arızaların büyümeden fark edilmesini sağlayabilir.
Buradaki doğru soru “Otomasyon iyi mi, kötü mü?” değil.
Technogündem’in yaklaşımı, güvenliği artıran destek sistemlerinden yana; sürücüyü kendi aracında gereksiz bir yolcuya dönüştüren kapalı sistemlere karşı ise temkinli.
Aracı kullanan kişi, otomatik sistemlerin ne yaptığını anlayabilmeli, gerektiğinde müdahale edebilmeli ve güvenlik sınırları içinde kontrolü geri alabilmeli.
Otomasyon sürücünün yeteneğini mi tamamlıyor, yoksa sürücünün tercihlerini ve kontrolünü gereksiz yere mi ortadan kaldırıyor?
Güncelleme ile araç değişirse
Telefon güncellemesinden sonra bir menünün yeri değiştiğinde sinirlenebiliriz. Fakat bir otomobil güncellemesinden sonra gaz tepkisi, rejeneratif frenleme, sürüş desteği veya ekran üzerindeki temel kontroller değiştiğinde mesele yalnız kullanım alışkanlığı değildir.
Tesla’nın güncelleme politikasında olduğu gibi, yükleme başladıktan sonra eski yazılım sürümüne geri dönmek her zaman mümkün olmayabilir.
Bu nedenle araç güncellemelerinde kullanıcıya aşağıdaki bilgiler açık biçimde anlatılmalı:
- Neyin değiştiği
- Değişikliğin sürüş davranışına etkisi
- Hangi ayarların korunacağı
- Güncellemenin ertelenip ertelenemeyeceği
- Sorun çıkarsa nasıl geri dönüleceği
Güvenlik güncellemeleri zorunlu olabilir. Ancak kullanıcı deneyimini veya aracın davranışını değiştiren güncellemelerde şeffaflık ve tercih hakkı korunmalı.
Fiziksel düğmeler neden hâlâ önemli?
Büyük dokunmatik ekranlar kabini sade ve modern gösteriyor. Fakat her işlevi ekrana taşımak her zaman daha güvenli veya kullanışlı değil.
Sürücü, fiziksel bir düğmeyi gözünü yoldan ayırmadan bulabilir. Dokunmatik ekranda ise doğru menüyü görmek ve seçmek için dikkatini yoldan çekmesi gerekebilir.
Klima, dörtlü ikaz, cam buğu çözme ve temel sürüş ayarları gibi işlevlerde fiziksel kontrolün korunması yalnız nostaljik bir tercih değildir; güvenlik ve kullanılabilirlik meselesidir.
Otomobilin bilgisayara dönüşmesi, her mekanik ve fiziksel kontrolün ortadan kaldırılması anlamına gelmemeli.
Otomobil verileri kime ait?
Bağlantılı araçlar aşağıdaki alanlarda önemli miktarda veri üretebilir:
- Konum
- Hız
- Sürüş tarzı
- Şarj alışkanlığı
- Kamera görüntüsü
- Sesli komutlar
- Telefon bağlantıları
- Ziyaret edilen yerler
Bu veriler aracın güvenliğini ve hizmet kalitesini geliştirmek için kullanılabilir. Fakat sürücü hangi verinin toplandığını, kimle paylaşıldığını ve ne kadar süre saklandığını anlayabilmeli.
Dijital kullanım ömrü
Mekanik olarak sağlam bir otomobil 15 veya 20 yıl kullanılabilir.
Peki yazılım tanımlı otomobil kaç yıl kullanılabilecek?
Üreticinin sunucu hizmetleri kapanırsa ne olacak? Harita, sesli asistan veya uygulama mağazası desteği sona erdiğinde temel araç işlevleri çalışmaya devam edecek mi? Güvenlik güncellemesi almayan bir araç internete bağlı kalmalı mı?
Donanım hâlâ sağlıklı olsa bile yazılım desteğinin sona ermesi aracın değerini ve güvenliğini etkileyebilir.
Bu nedenle otomobil üreticilerinin satıştan önce açıkça belirtmesi gereken yeni bir bilgi var:
Yazılım ve güvenlik desteği kaç yıl sürecek?
Pusulanın Gösterdiği
- Yeni araç alırken yazılım desteğini sorun. Motor, menzil ve garanti kadar işletim sistemi ile güvenlik güncellemelerinin kaç yıl süreceğini de öğrenin.
- Temel kontrollerin bağımsızlığını inceleyin. Merkezi ekran veya internet bağlantısı çalışmadığında klima, kapı, dörtlü ikaz ve temel sürüş ayarlarının kullanılabilir olup olmadığını kontrol edin.
- Sürüş desteği ile kontrol devrini ayırın. Sistemin sürücüyü desteklemesi değerli olabilir. Ancak hangi işlevlerin kapatılabildiğini, kontrolün nasıl geri alındığını ve aracın sürücüyü nasıl izlediğini anlayın.
- Veri politikasını otomobil özelliği olarak görün. Araç hangi sürüş ve konum verilerini topluyor, bunları kimlerle paylaşıyor ve silme hakkı sunuyor mu diye bakın.
Geleceğin otomobili daha güvenli, daha verimli ve daha yetenekli olabilir. Ancak bunun bedeli sürücünün kontrolünü, mahremiyetini ve satın aldığı araç üzerindeki gerçek mülkiyetini kaybetmesi olmamalı. Teknoloji direksiyona yardımcı olabilir. Direksiyonu kimin tutacağına ise hâlâ insan karar vermeli.
Kaynaklar
Olay bilgileri aşağıdaki birincil kaynaklara dayanır. En az yetki, insan onayı ve kullanıcı güvenliğiyle ilgili çıkarımlar TechnoGündem’in editoryal değerlendirmesidir.
- Qualcomm–BMW açıklamasıOlay bilgisi / Birincil kaynak
- BMW Neue Klasse yazılım tanımlı araç mimarisiBirincil kaynak
- Tesla OTA güncellemeleriBirincil kaynak
- NIO yazılım tanımlı araç yaklaşımıBirincil kaynak
- XPENG akıllı araç ve OTA teknolojileriBirincil kaynak
- İlgili Technogündem haberiBağlantılı haber