Bir yapay zekâ sisteminin kanser tespitinde klinik amaçlı uzman ürünlerle yarıştığını okumak güçlü bir gelecek duygusu yaratıyor.

İlk akla gelen soru da doğal olarak şu oluyor:

Bir gün kanseri doktor yerine yapay zekâ mı teşhis edecek?

PRISM2 araştırması bu soruya doğrudan “evet” demiyor. Ancak kanser teşhisindeki iş bölümünün değişmeye başladığını gösteriyor.

Bugün patologlar, hastadan alınan dokuların son derece büyük ve ayrıntılı dijital görüntülerini inceliyor. Kanserin bulunması, türünün belirlenmesi, çevre dokulara veya lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığının değerlendirilmesi ve bazı tedavi kararlarını etkileyebilecek özelliklerin raporlanması gerekiyor.

Bu süreç yalnızca tek bir anormalliği fark etmekten ibaret değil. Milyonlarca hücre arasında küçük ama önemli işaretlerin aranmasını gerektiriyor.

PRISM2 gibi sistemlerin vaat ettiği değişim burada başlıyor.