Yapay zekâ ajanları son aylarda teknoloji dünyasının en çok konuşulan başlıklarından biri hâline geldi. Bu sistemler yalnızca sorulara cevap vermekle kalmıyor; internette araştırma yapabiliyor, kod çalıştırabiliyor, dosyaları inceleyebiliyor, e-postaları sınıflandırabiliyor ve bir hedefe ulaşmak için birden fazla aracı sırayla kullanabiliyor.

Pazarlama dili onları çoğu zaman “24 saat çalışan dijital çalışanlar” olarak tanıtıyor. Bunun cazip bir tarafı var. Tekrarlanan işleri devralan, gelişmeleri takip eden ve biz uyurken bile belirli kontrolleri sürdüren bir dijital yardımcı düşüncesi gerçekten değerli olabilir.

Fakat ajanlar yetenek kazandıkça yeni bir soru ortaya çıkıyor: