Netflix, 2026 yılı içinde yaklaşık 300 yapımda üretken yapay zekâ iş akışlarının kullanıldığını açıkladı. Şirketin ikinci çeyrek hissedar mektubuna göre kullanım, fikir geliştirme ve ön görselleştirmeden teslim sürecine kadar uzansa da en yoğun alan post prodüksiyon oldu.
Açıklama, söz konusu 300 yapımın tamamen yapay zekâyla üretildiği anlamına gelmiyor. Üretken yapay zekâ araçları yapımların belirli aşamalarında; görsel efektlerin hazırlanması, kalabalık sahnelerinin genişletilmesi, tarihî savaş görüntülerinin oluşturulması ve dünya kurulum planlarının geliştirilmesi gibi görevlerde kullanıldı.
Netflix; Hindistan yapımı Glory, Brezilya yapımı Brasil 70: A Saga do Tri ve ABD yapımı The American Experiment projelerini örnek gösterdi. Şirket, bu araçların bazı karmaşık görüntülerin geleneksel yöntemlere göre daha hızlı, daha düşük maliyetli ve daha yüksek kalitede hazırlanmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Bazı yapımların üretken yapay zekâ olmadan belirli sahne ve sekanslardan vazgeçmek zorunda kalabileceği de ifade ediliyor.
Bu açıklama, yapay zekânın sinema ve dizi üretiminde yalnızca deneysel bir araç olmaktan çıkarak standart iş akışlarının parçası hâline gelmeye başladığını gösteriyor. Bununla birlikte hangi sahnelerde ne ölçüde yapay zekâ kullanıldığı, eğitim verilerinin kaynağı, yaratıcı emeğin korunması ve izleyiciye açıklama yapılıp yapılmayacağı gibi sorular önemini koruyor.
Neden önemli?
Netflix’in verdiği yaklaşık 300 yapım rakamı, üretken yapay zekânın büyük ölçekli medya üretiminde ne kadar hızlı yaygınlaştığını gösteren somut bir veri. Teknoloji maliyetleri düşürebilir ve daha önce bütçe nedeniyle yapılamayan görüntüleri mümkün kılabilir. Ancak bu yaygınlaşma; yaratıcı mesleklerin geleceği, telif hakları, şeffaflık ve insan emeğinin nasıl değerlendirileceği konusunda yeni standartlara ihtiyaç doğuruyor.